Davetli yarışmalar bir teklif alma yöntemi olarak değerlendirilebilir. Ama adındaki yarışma kelimesinden ötürü ulusal mimarlık yarışmaları ile karıştırılmamalı. Amatör ruhla hazırlanan görece fırsat eşitliği sağlayan ulusal yarışmalar prensip ve işleyiş bakımından tamamen ayrıdır. Davetli yarışmalar, sonunda bir ücret ödendiği ve seçilmiş olmanın verdiği motivasyonla sonuç ürünler bakımından ulusal yarışmalardan daha üst düzey olabilir, ancak en baştan bir eleme yapması yarışma mantığına aykırı. Emeğini ve zamanını seçilmiş bir jürinin ellerine terk etmek istemeyen, cirosu yüksek büroların rekabeti açısından olumlu buluyorum, ilgi ile izliyorum. En nihayetinde tasarımların önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde değerlendirip, en azından tasarımla ilgili kişilerce değerlendirilmesi hem klasik fiyat kırarak iş alma yöntemine hem de tanıdık ve bildik mimara iş verme yöntemlerine kıyasla oldukça sağlıklı bir iş verme yöntemi olarak görüyorum. Kendi içinde değerlendireceğim davetli yarışmalarında belli sıkıntıları olduğu görüşündeyim. Öncelikle jüri seçimlerinde işverenin ağırlığı, doğal olarak sonuçlara da yansımaktadır. Yarışma ile proje seçtiği için işvereni kutlamak gerekirken jüri üyelerini belirlenmesinde başka bir kurumun devreye girmesi (mimarlar odası gibi) işverenleri soğutacağından şöyle bir yöntem izlenebilir. Belli sayıdaki jüriyi işveren belirler ve geri kalan jüri üyelikleri için öneriler yarışmacılardan gelir. Genellikle rüştünü ispatlamış büroların davet edilmesi yerine davet edilen mimarlar arasında en azından belli oranda genç ekiplerinde olması ortama renk katacaktır Ayrıca davetli yarışmanın ilanının kamuya açık tüm sürecinde izlenebilir olması tartışmaları ve önerileri de beraberinde getireceğinden mimarlık ortamı açısından olumludur. Davet edilenlerin yetkinliklerinden emin olunduğuna göre, isimlerin gizli olması ve rumuz kullanılması daha objektif değerlendirmelere olanak sağlar. Not Mimarlık, Blog, 31/01/2010

Davetli Yarışmalar

Davetli yarışmalar bir teklif alma yöntemi olarak değerlendirilebilir. Ama adındaki yarışma kelimesinden ötürü ulusal mimarlık yarışmaları ile karıştırılmamalı. Amatör ruhla hazırlanan görece fırsat eşitliği sağlayan ulusal yarışmalar prensip ve işleyiş bakımından tamamen ayrıdır. Davetli yarışmalar, sonunda bir ücret ödendiği ve seçilmiş olmanın verdiği motivasyonla sonuç ürünler bakımından ulusal yarışmalardan daha üst düzey olabilir, ancak en baştan bir eleme yapması yarışma mantığına aykırı. Emeğini ve zamanını seçilmiş bir jürinin ellerine terk etmek istemeyen, cirosu yüksek büroların rekabeti açısından olumlu buluyorum, ilgi ile izliyorum. En nihayetinde tasarımların önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde değerlendirip, en azından tasarımla ilgili kişilerce değerlendirilmesi hem klasik fiyat kırarak iş alma yöntemine hem de tanıdık ve bildik mimara iş verme yöntemlerine kıyasla oldukça sağlıklı bir iş verme yöntemi olarak görüyorum. Kendi içinde değerlendireceğim davetli yarışmalarında belli sıkıntıları olduğu görüşündeyim. Öncelikle jüri seçimlerinde işverenin ağırlığı, doğal olarak sonuçlara da yansımaktadır. Yarışma ile proje seçtiği için işvereni kutlamak gerekirken jüri üyelerini belirlenmesinde başka bir kurumun devreye girmesi (mimarlar odası gibi) işverenleri soğutacağından şöyle bir yöntem izlenebilir. Belli sayıdaki jüriyi işveren belirler ve geri kalan jüri üyelikleri için öneriler yarışmacılardan gelir. Genellikle rüştünü ispatlamış büroların davet edilmesi yerine davet edilen mimarlar arasında en azından belli oranda genç ekiplerinde olması ortama renk katacaktır Ayrıca davetli yarışmanın ilanının kamuya açık tüm sürecinde izlenebilir olması tartışmaları ve önerileri de beraberinde getireceğinden mimarlık ortamı açısından olumludur. Davet edilenlerin yetkinliklerinden emin olunduğuna göre, isimlerin gizli olması ve rumuz kullanılması daha objektif değerlendirmelere olanak sağlar.