Havuz İzmir


Işık, gölgeler ve yansımalar üzerine...

Bizi saran giysilerimiz olmadan deneyimlediğimiz bir yapıyı, onu saran kabuk üzerinden görünür kılmayı, ön plana çıkarmayı değerli bulduk. Kabuk bir anlamda hem yapıyı hem insanları saran bir noktaya geldi. Kabuk tezatlar ile örüldü. Bütünlüklü görüntüsüne rağmen binlerce küçük parçadan yapıldı. Ağır görüntüsüne rağmen yere basmadan yukardan asılı olarak havada kaldı. Opak görüntüsüne rağmen aslında şeffaf camdan yapılmıştı. Kabuktan sızan ışığın ve yansılamaların yarattığı tekrarlanamaz ve tasarlanmaz atmosfere ulaşmak ilk amacımızdı. Yapının bulunduğu alanda, arazi düzenlemesi için yapılan ilkel taş duvarlar bize bu ilhamı verdi. Bu taş duvarlar yeni bir yorumla yapının kabuğuna dönüştü. Işığın kabuktan filtre edilerek iç mekana alınması, yapı kabuğundaki boşlukların konumu, büyüklüğü ve rastgeleliği ile yaratılan aydınlık etki ve ışık gölge oyunları, yapının deneyimlenmesini eşsizleştirecektir.


Bornova Yarı Olimpik Havuz Projesi, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda yer almaktadır. İzmir ulaşım ağının ana arterlerine kolayca erişilebilecek konumundan ötürü yalnızca bölgesel değil tüm kente hizmet edecek bir tesistir. Aynı zamanda yakın çevresinde gelişen ve artan nüfusun önemli bir ihtiyacını karşılayacaktır. Binaya bisiklet, özel araç veya toplu taşıma ile ulaşmak mümkün olacaktır. Konumu itibari ile önünden oldukça fazla insanın geçtiği binanın, insanların ilgisini çekmek merak ve su sporlarına karşı ilgi uyandırmak aynı zamanda canlı tutmak gibi bir amacı vardır. 3200 m² kapalı alana sahip binada, 25 m x 12.5 m ebatlarında yarı olimpik 4 metre derinliğinde havuz vardır. 200 kişilik seyirci kapasitesine sahiptir. Sporcuların ihtiyaçlarına karşılamak üzere bir spor salonu da bulunmaktadır.

Kabuk, atık bir malzeme olan cam kayalardan yapılan gabion duvardan oluşmaktadır. Bu kabuk aynı zamanda güney ve batı cephelerinde güneş kontrol imkanı sunmaktadır.

Işık, gölgeler ve yansımalar üzerine... Bizi saran giysilerimiz olmadan deneyimlediğimiz bir yapıyı, onu saran kabuk üzerinden görünür kılmayı, ön plana çıkarmayı değerli bulduk. Kabuk bir anlamda hem yapıyı hem insanları saran bir noktaya geldi. Kabuk tezatlar ile örüldü. Bütünlüklü görüntüsüne rağmen binlerce küçük parçadan yapıldı. Ağır görüntüsüne rağmen yere basmadan yukardan asılı olarak havada kaldı. Opak görüntüsüne rağmen aslında şeffaf camdan yapılmıştı. Kabuktan sızan ışığın ve yansılamaların yarattığı tekrarlanamaz ve tasarlanmaz atmosfere ulaşmak ilk amacımızdı. Yapının bulunduğu alanda, arazi düzenlemesi için yapılan ilkel taş duvarlar bize bu ilhamı verdi. Bu taş duvarlar yeni bir yorumla yapının kabuğuna dönüştü. Işığın kabuktan filtre edilerek iç mekana alınması, yapı kabuğundaki boşlukların konumu, büyüklüğü ve rastgeleliği ile yaratılan aydınlık etki ve ışık gölge oyunları, yapının deneyimlenmesini eşsizleştirecektir.